Endemik bir tür olarak Maltalılar ve Mervegüle aşık çocuk tehdidi

Pin It

Malta’da otelde adayla ilgili seyahat broşürleri vardı, aldım okudum. Bir mağara varmış, içinde de fosiller. “Cüce bir tür fil fosili” diyor mesela.

cüce fil

Malta en yakın kıtaya oldukça uzakta bir ada. Afrika ve Avrupa arasında. Türlerin bu adada “cüce bir fil” ortaya çıkana dek kaç yüz bin yıl, kaç milyon yıl evrimleşmiş olması gerekir? Dehşet verici denli uzun bir zaman. Özellikle insanın ve insan medeniyetinin kısa geçmişiyle kıyasla.

ascension

Benzer örnekler var. Darwin’in evrim teorisine dayanak olan, Güney Amerika’nın epey açığındaki Galapagos adaları. Ya da çok kimsenin bilmediğini düşündüğüm, Afrika ve Güney Amerika arasında, Atlas Okyanusunun ortalarında bir yerde küçücük bir ada var mesela: “Ascension Adası”. Bu ada her iki kıtadan da, en yakın kara parçasından da binlerce kilometre uzakta. Afrika’dan Güney Amerika’ya köle taşıyan Avrupalılar tarafından keşfedilmiş ve sonrasında köle ticareti rotasında kullanışlı bir durak olarak kullanılmaya başlanmış. Ada keşfedildiğinde üzerinde bu adaya özgü canlı ve bitki türleri olduğundan söz ediliyor eski metinlerde, ancak tabi ki şimdi bu türlerden eser yok. Avrupalılar, kendileri yetmiyormuş gibi adaya keçi meçi de getirmişler, tüm o güzelim endemik türler yok olmuş, bitmiş, tükenmiş.

1656 victory

Maltalılar, 1565’deki Osmanlı kuşatmasında kazandıkları zafer nedeniyle bugün bile halen gurur duyuyorlar. “Kuşatma” müzeleri, “1565 Victory” (1565 Zaferi) diye biraları bile var. Yaklaşık 450 yıllık bir gurur. Tüm diğer kara parçalarından uzakta, denizin ortasında, diğer milletlere direnerek bir halk olmanın gururu. Neredeyse bir “endemik halk” diyeceğim geliyor. Şu veya bu şekilde, küçücük bir adada bir ülke olmuşlar, uzak ve tek başlarına kalmışlar, onun gururu olsa gerek.

mervegul

Ama sonra Valetta’nın en turistik yerlerinden birinde, “Maltalı olmak ve Maltalı olarak işgale direnmek” fikrine saygı olarak her gün saat 12:00’de top atışı yapılan Hanging Gardens seyir tepesinde, duvara kazınmış şu yazıyı görüyorum: “Mervegül Sana Aşığım”. Biraz daha yürüyünce duvarlara kazınmış yüzlerce yazı var. Farklı farklı milletlerden insanlar duvarlara bir şeyler kazımış, yazıların bazılarında 1906 gibi eski tarihler.

yazılar

Maltalılar 1565’de işgale direnmiş olabilirler ama tarih keskin bir çizgiler demeti değil. Tarih devam ediyor, çizgiler bulanıklaşıyor, adanın kıyılarını döverek aşındıran Akdeniz’in devasa dalgalarının bıkmayan devir daimi gibi, insanoğlunun yok ediciliğini ısrarından alan büyük gücü, mahvedici enerjisi, “insanoğlunun işgali”, belki sadece kıyafetini değiştiriyor. Ve bıkmadan, durmadan devam ediyor.

dalgalar

Gokhan Toka
Traveler, snowboarder, horror movies geek, photographer, digital marketing freelancer... father for DD.
Gokhan Toka on FacebookGokhan Toka on InstagramGokhan Toka on LinkedinGokhan Toka on TwitterGokhan Toka on Youtube

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *