La Boqueira’da Deniz Ürünleri Tabağı

Barcelona, Avrupamızın en güzel Akdeniz kentlerinden bir tanesi. Gaudi’nin mimarisiyle de şahsına muhnasırlaşan kentin bir diğer ünlü özelliği de mutfağı(ymış). Deniz ürünleri ile sıkı bir bağı bulunan bu mutfağın Barcelona denince ilk akla gelen iki markası bir nevi prinçli deniz ürünleri yahnisi olan Paella ve çeşit çeşit küçük tadımlık kanepeler olarak nitelenebilecek Tapas.

La Boqueira
La Boqueira Barcelona'nın İstiklal Caddesi olan Las Ramblas'a açılan, hergün açık bir semt pazarı. Çiçek pasajının yan sokağının çok daha büyük bir versiyonunu düşünebilirsiniz

Popüler bir şehir olan Barcelona maalesef her daim turist işgali altında. Kentin bu özelliği kimi zaman sıkıcı olabiliyor, çünkü esnaf kültürü de buna göre evrimleşmiş. Paella’ların çoğu hazır-dondurulmuş, Tapas ise genelde lezzetsiz. Birkaç turistik noktada başarısız sayılabilecek yeme girişimlerinde bulunduktan sonra bu gerçeği kavradım ve yerel yeme duraklarını aramaya koyuldum. Elimdeki Barcelona rehberinde Barcelona’nın 7 gün açık sebze-meyve hali meşhur La Boqueira’da yerel halkın gittiği bazı restoranların da olduğu, ancak buralarda yer bulabilmenin “bir şans” olarak görülmesi bilgisi paylaşılıyordu.

Şansımı denemek için La Boqueira’ya gittim. Ve ne şanslıymışım ki az biraz bekledikten sonra, küçük bir bara benzeyen şu tezgahta bir yer bulabildim. Zaten La Boqeira’da bundan başka bir yeme noktası da göremedim açıkçası.

Barcentral La Boqueira
Mekanın Adı: Barcentral "La Boqueira"

Mekanın elektriği dikkat çekiciydi. Gerçekten de tezgahın ardındaki çalışanlar tüm müşterileri tanıyor gibiydiler. Tabi ben hariç Menüyü kısaca inceledikten sonra siparişimi alan beyefendiye, menüdeki en asortik seçim olan Spesiyal Karışık Deniz Ürünleri tabağını istediğimi söyledim.

La Boqueira Deniz Ürünleri Tabağı

Tabağı yukarıda görüyorsunuz. Çeşitli kum midyeleri (ki bu uzun ince dil midyesini Türk balık sofralarında pek kullanmayız, genelde örneğin Ayvalık’da yemlik olarak kullanılır), bütün karidesler, resimde tam görülmeyen bir yengeç parçası ve çeşitli balık. Balıkların ayıklanmadığını ve içlerinde yenmez organları, üstlerinde de pul olduğunu belirtmeliyim.

Mekanın ayrı bir mutfağı olmadığından yemeğin nasıl pişirildiğini aynen görebiliyorsunuz. Midyeler ve balıklar, hepsi birlikte kabuklarıyla, hiçbirşekilde temizlenmeden kaplardan alınıyor ve saç ızgaranın üzerine atılıveriyor. Terbiye vs yok. Kendi yağları ve tuzları ile hep birlikte çevrile çevrile pişiyorlar. Tabağa konup önünüze getiriliyor.

Yine resimde görülmüyor ama müessesenin ikramı da sunumun içinde: irili ufaklı ebatlarda siyah kıllar. Muhtemelen kol veya göğüs kılları.

Kıllardan sakınmak suretiyle bu yemeği yedim. Yatılı okul talimli olduğum için bu tarz şeyler benim açımdan sorun değil. Yalnız şu var ki: Balıkların tadı hiç iyi değildi. Pul ve iç organlar bence balığın tadını zenginleştirmedi. Kum midyeleri, özellikle de bizim pek yemediğimiz bu dil midyeleri tabaktaki en lezzetli şeylerdi. Gerisinden malesef çok tat alamadım.

Diyeceğim aslında şudur ki, İspanyol mutfağının benim görebildiğim özenilecek bir tarafı yok. Ege deniz ürünleri mutfağı, veya İtalyan deniz ürünleri mutfağı bana daha uyugun mutfaklar. Bu mutfak ise ancak İspanyolların deniz ürünlerine duydukları saygının veya karşılıksız aşkın bir ifadesi olabilir. Genel kanının ve yorumların aksine, deneyimlediklerimden hareketle Barcelona’daki deniz ürünleri mutfağını tavsiye edemiyorum. Ya da belki de doğru yerlere gitmeyi başaramadım. Umarım ileride seyahat makinasına tekrar jeton atabilirim de şansımı tekrar denerim. Ne de olsa Barcelona birden fazla ziyareti kaldırabilecek bir kent.

Gokhan Toka
Traveler, snowboarder, horror movies geek, photographer, digital marketing freelancer... father for DD.
Gokhan Toka on FacebookGokhan Toka on InstagramGokhan Toka on LinkedinGokhan Toka on TwitterGokhan Toka on Youtube